ratajan
Offline
Cinsiyet: 
Nerden: Şükrü Saracoğlu'ndan
Kayıt tarihi: 23 Kasım 2007, 12:45:10
FENERBAHÇE'Lİ OLMAK AYRICALIKTIR...

Durumum:
Ruh Halim:
Uyarı Puanı:  %0
|
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
Ağrilar
--------------------------------------------------------------------------------
[FONT='Verdana','sans-serif']AĞRILAR[/font][FONT='Verdana','sans-serif']
Kronik Ağrı nedir? Akut ağrı vücuttaki herhangi bir rahatsızlığı beyine iletirken, kronik ağrıda ise beynin kontrolü dışında kendiliğinden oluşur. Sinir hücreleri ağrı olmayan yerden ağrı sinyalleri gönderebilir. Almanya da 10 milyon ağır ve sürekli ağrı çeken insanın olduğu Sağlık Bakanlığınca bildirilmektedir.
Akut ve kronik ağrı olmak üzere ağrı ikiye ayrıldığı gibi Ağrı türlerine göre de 3 ayrı grupta ağrı vardır. 1-) Çevre Ağrı: Sinir sisteminin verdiği ağrı (trigeminusneuralgie) 2-) Merkez Ağrı: Sürekli ağrı, beyin kanamasından sonra örneğin 3-) Yankılı Ağrı: Burada içerideki herhangi bir organdaki problemin deri üzerinde yansıması olarak görülür.
Kronik Ağrı nasıl oluşur? Sinir hücreleri beyine sürekli ağrı sinyalleri göndererek metabolizmayı değiştirir. Sinir hücresi sürekli uyarı gönderirken beyinde gerekli uyarıyı artık yapamaz. Bu nedenle de hücre tepki alamadığından sinyal gönderme merkezi oluşturur. Bu hatalı sinyali göndermeyi durdurmak ve ağrı göndermeyi durdurmak gerekir.
Kronik ağrı nasıl anlaşılır? Ağrının sürekliliği ve eğer ağrının şekli değişir kendi kendine bağımsız hareket etmeye başlarsa o zaman kronik ağrıdan bahsedilir. Bu kronik ağrı 3-6 ay gibi bir zaman sürerse o zaman kronik ağrı oluşur. Ağrının temel ortaya çıkışı gibi olmaz veya sürekli devam eder.
Kronik ağrı türleri: Bel ağrısı: Bel fıtığı veya sinir köklerinin sıkışması gibi Başarısı: Migren veya gerginlik baş ağrısı gibi Romatizmalı ağrılar: Artirit, fibromiyalji Nevralji: yüz felci, zona hastalığı gibi Ur ağrıları: Beyin uru, kemik urları gibi Deformasyon ağrıları: Artroz, Osteoporoz gibi Fantom ağrısı: Aputasyon gibi
Kronik ağrı nasıl teşhis edilir? Kronik ağrısı olanların % 60’ı doktor tedavisi görmektedir. Kronik Ağrı kişiden kişiye ve ağrının türüne göre farklılıklar gösterir ve bazen teşhisi oldukça detaylı bir araştırma sonucu ancak anlaşılabilir. Kronik ağrının tedavisi çok zahmetli zaman alan bir iştir. Ağrının teşhisi için Vücudu muayene Sinirsel muayene Ortopedik araştırma Gerekli olursa beyin tomografisi ve kalp EEG’si gerekli olabilir. Aidozun teşhisi
Kronik ağrılar nasıl tedavi edilebilir? Kronik ağrı rahatsızlıkları olan hastaların, çok yönlü olarak sebebi araştırılmalıdır ve hastalığa hangi faktörlerin etki yaptığı ve de hangi tür bir kombinasyonlarla tedavi edilebileceği araştırılmalıdır. Kronik ağrının vücut üzerinde yaptığı fiziki ve psikolojik etkileri ve de kişinin sosyal çevresi araştırılmalıdır. Kronik ağrılara karşı sürekli ilaçlar kullanılır ve bu ilaçlar rahatsızlığın ağırlığına karşı 4 kategoride ele alınır.
1. Devre: hafif ağrılarda antiromatikalar 2. Devre: Orta derecedeki ve ağır ağrılara karşı Opiodlar 3. Devre: Ağır ve çok ağrı ağrılara karşı Opiodlar kullanılır. 4. Kalıcı tedavi doğru beslenme ve Gökçek İksiri ile mümkündür, diğer tedavi metotları ile tedavi mümkün değildir. Bazı ağrı tiplerinde ayrıca krampları çözücü ilaçlar. Antidepresanlar kullanılması gerekebilir, yani hastaya göre tedavi şeklide değişebilir.
Diğer Tedavi Yöntemleri: Akupunktur Jimnastik hareketleri yapılarak kaslarda rahatlama sağlanabilir. Otojenik Meditasyon Hareket Tedavisi gibi Özel ilaçlarla sinirleri frenler
Ağrının yaşam tarzını değiştirme, beslenme tarzını değiştirme, işyerini değiştirme gibi tedbirlerde ağrıyı azaltabilir. Bazı ağrılarda anacak ve ancak hastanede yapılacak müdahalelerle ağrılar azaltılabilir.
Muayenede hangi hattalar yapılmaktadır? Almanya da hastaların % 40’ı yani 4 milyon kronik ağrı rahatsızlı olan hastaların rahatsızlıkları doğru teşhis edilmemekte ve uzman olmayan doktorlar tarafından yanlış teşhisler konmakta ve tedavi olmamaktadır.
ASİDOZ: Her türlü ağrının asıl oluş sebebi doğru araştırılmalıdır. Evet doğru teşhis her şeyden önce tedavi için en önemli unsurdur. Ağıların sebebi ASİDOAZ’ DUR. Evet şimdiye kadar bu konuda okuduklarınız klasik bilgilerdir. Şimdi ise bu tür ağrıların tek bir sebebi vardır, oda ASİDOZ’ DUR diyorum. Neden ? Sürekli tartışılmaktadır, sırt, bel, omuz, baş, eklem ve yumuşak doku ağrıları gibi ağrılara sebep olarak birçok neden sayılmaktadır? Asıl sebep asi dozdur.
ÖLÜMCÜL ASİDOZ: Ölümcül asi dozun laboratuarlarda teşhisi oldukça zordur. Bu nedenle de doku asi dozu ile teşhis önemini kaybeder. Hücrelerin nefes alması ve enerji dönüşümü sonucu sürekli asit oluşur. Bu asit akciğer’den karbondioksit (CO2) ve böbreklerden su olarak dışarı atılır. Fakat sürekli asit artırıcı besinlerle (et, peynir ve mamulleri) beslenmeden dolayı dokularda asit oranı yükselirken baz (alkali) oranı düşer.
CURUF: Eklem araları ve bağ dokularına depolanan asit, kemik, diş ve kıkırdaklardaki minerallerle birleşerek nötrleşir ve ortaya asidik baz (asidik tuz, cüruf), yani cüruf oluşur. Çoğalan cürufu temizlemek imkansızdır. Ve hatta asit oranı aşırı çoğalırsa bir kısmı da eklem araları ve bağ dokularında asit olarak ta depolanır.
ASİT-BAZ DENGESİ: Asit-baz dengesi hücreler arasındaki sıvıyı etkiler. Protein-Şeker ana molekülü (proleoglykan) su moleküllerini kendine bağlar. Şayet dokularda aşırı asitlenme olursa hücreler arasındaki su oranı azalır. Buda vücudun kuruması demektir. Dokulardaki kuruma bağ dokularının elastizitesini ve iskeletin hareketliliğini azaltır.
AĞRILAR: Sırt-, bel-, omuz-, baş-, yumuşak-, doku-, sinir-, ve eklem ağrısı ve de iltihapları bazik tuzla iyileştirilebilir. Fakat bu geçici bir iyileşmedir. Asıl iyileşme başta bağırsaklar, bağ dokuları, dokular ve eklemlerdeki cürufun temizlenmesi ile mümkündür. Buda Gökçek İksiri ile ve doğru beslenme ile mümkündür.
Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kan dolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek İksiri ile tedavi olmak mümkündür, tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksiri vücudu curuflar'dan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiyi iyileştir.
Asla peynir yememeli, çünkü asi doza ve iltihaplanmaya sebep olur. Siyah çay, kahve ve cola içmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler. Et ve et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir, çünkü asi doza sebep olur, buda birçok hastalığın ana kaynağıdır. Akşam yemeği yerine çok az yoğurt, meyve veya salata yenebilir veya sebze çorbası içilebilir. Hayvansal besinler, tahıl, bakliyat ve hamurlu yiyecekler akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur. Ne kadar hamurlu besin o kadar yağ oluşur, çünkü nişasta glukoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır. Gökçek Diyet[/font
|