ratajan
Offline
Cinsiyet: 
Nerden: Şükrü Saracoğlu'ndan
Kayıt tarihi: 23 Kasım 2007, 12:45:10
FENERBAHÇE'Lİ OLMAK AYRICALIKTIR...

Durumum:
Ruh Halim:
Uyarı Puanı:  %0
|
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
Alerji
--------------------------------------------------------------------------------
ALERJI Alerji bağışıklık sisteminin (immün sistemi) yabancı olarak algıladığı bazı maddelerdeki bunların başında: kimyasal ilaçlar, koku, çiçek tozu, yiyecekler vb. (allergen) karşı aşırı duyarlılık göstermesine alerji denir. Allergen olan maddeler oldukça farklı maddeler olabilir ve bunların başında çiçektozları (polen), ev hayvanlarının kıl ve tüyleri, besin maddelerindeki bazı bileşikler, özelikle de hormonlu ve ilaçlı besinler (et ve meyve türleri vb.) sayabiliriz. Ana hücrelerde antikorlar salgılanır ve antijenlere karşı duyarlı olan ve bunu tanıyan savunma sistemi histamin salgılar. Histaminle birlikte damarlar geçirgen olur ve dokulara su ve akyuvarlar geçer ve Böylece iltihaplar azar ve alerji ortaya çıkar. Bunu önlemek için antihistaminikalar alınır, özelikle de kortizon almak zorunda kalırlar. Kortizonun zararlarını burada saymaya kalksam oda Ayrıca birkaç. sayfa yer tutar. Alerjinin oluş sebebi, çeşitleri doktorlara göre oldukça çoktur, fakat bana göre bunun sadece ve sadece bir sebebi vardır, oda mukozanın (sümüksü iç.deri) özelikle de kalın bağırsak mukozasının tahrip olmasıdır. Bebeğin doğumdan sonra anne sütüyle değildir. Mama ile beslenmesi halinde bağırsak florası ideal olarak oluşmaz. Manchester mikrobiyolojik araştırmalar merkezinden Bayan Dr. M. Moradı alerjik rahatsızlıkları olan bir yaşındaki 10 bebek üzerinde araştırma yapmıştır. Bu araştırmalarda alerjik rahatsızlıklar olanların kalın bağırsaklarında yüksek oranda mantar ve clostridium difficile tespit edilmiş ve bu bakterinin de IG oranını yükselttiği görülmüştür. İkinci olarak ;Yanlış beslenme gelir ve bunların başında: aşırı hayvansal besinler (et, yumurta, peynir ve mamulleri) yeme ve aşırı kahve, sigara, alkol ve siyah çayla bağırsak florası bozulur. Alerjinin oluşmasında bağırsak mantarları en önemli ve en tehlikeli faktördür. Neticede bağırsaklarda tam olarak işlenmeyen besinler, vücutta aşırı artık madde (cüruf, plak) oluşmasına sebep olur. Karaciğer kendi görevini yaparken birde aşırı miktarda ortaya çıkan cürufu arıtmak için aşırı çalışan karaciğer asli görevini yapamaz ve enzimin kalitesi düşer. Sindirim organlarının kaliteli enzim, asit ve alkali maddeler salgılayamaması nedeniyle proteinler aminoasitlere dönüşmeden kalınbağırsağa ulaşır. Buradaki mantarlar ve bakteriler proteinleri aminoasitlere değil biyojen aminlere (bunların başında histamin gelir ve histamin alerjiye sebep olur. Aslında histamin ve kortizonun ne kadar salgılanması gerekeceği beyin tarafından belirlenir, bağırsaklarda ortaya çıkan histamin ise kontrol dışıdır.) dönüştürür. şayet bağırsak içeriğini pH değeri 5-6,5 arasına çekebilirsek o zaman bağırsak içeriği asitli faza geçer ve Böylece oksijenli (aerob) ortamda patojen (hastalık yapıcı) bakteri, virüs, ve mantarlar yaşayamazlar. Buda sadece Gökçek İksiri ile mümkündür. Bir diğer önemli faktör ise Midenin aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çicolata, kek vb.) ve soft içecekler (cola vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mide iltihaplanması, mide mukozası iltihaplanması) oluşur. Bu nedenle Mide yeterince intrinsic faktörü (sialinasitli glukoprotein) salgılayamaz. İntrinsic faktörüB12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasıl ki diyabet hastalan için ensülin ne kadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde intrinsic faktörü de o kadar önemlidir. intrinsic faktörünün yetersizliği vitamin ve mineral yetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Alerji, deri hastalıkları, sindirim organlarındaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. Gastrite sebep olan halicobacter pylori bakterisi aynı zamanda Histamin üretir buda alerjinin ana sebeplerinden biridir. Çare Gökçek iksiridir. (Nhp 12.03.1722) Alerjinin oluşmasının bir diğer faktörü de Omega- 6-Yağ asitlerinin (Linolasit, Beta-Linolenasit ve Arachidonasit) Prstaglandin El ve E2'ye dönüşmemesindendir, çünkü dönüşümü sağlayan enzimler (Del­ta 6-Desuraze, Elangaze, Delta 5-Desturaze ve Cyclooxygenoze) ya yetersiz ya da çok az salgılanır. Şayet Protaglandin El ve E2 (PG Elve PG E2) oluşmaz ise Leukotrin oluşur, buda damarları ve bronşları büzer ve de iltihapları azdırır. Diaminooksidaz: Bağırsak mantarları ve gastrite sebep olan halicobacter pylorinin ürettikleri histamin diaminoaksidaz tarafından yok edilir. Bu enzim bağırsak mukozası tarafından salgılanır ve bağırsaklar, karaciğer, böbrekler ve de akyuvarlarda bulunur. Bağırsak mukozası yeterince diaminooksidaz enzimi salgılayamazsa histamin oranı artar. halicobacter pylori ve bağırsak mantarlarının ürettiği histamin haricinde kişi histamin içeren besinlerden peynir ve pizza yerse, içeceklerden: Şarap ve kırmızı şarap içerse o zaman histamin aşırı artar. Histamin oranının yükselmesi başta alerji, baş ağrısı, migren, baş dönmesi, ishal, şişkinlik, kusma ve kalp çarpıntısı gibi birçok rahatsızlığa sebep olur. Histamin doktorlar kortizonla dengelemeye çalışır, bu çözüm değildir, çare mide ve bağırsaklardaki bakteri ve mantarlarını temizlemekle yani kalıcı tedavi ile olur. Buda Gökçek iksiri ve Gökçek Tonik ile mümkündür. Norodermatiklerin (alerjik egzamalar) kanında yüksek oranda immunglobulin E(ig E) az miktarda kontrol T-Hücresi (Suppressor-T-Hücresi) içerdiği tespit edilmiştir. Kontrol-T-Hücreleri B-Hücrelerini uyararak Makrofaj (bakterileri ve virüsleri yutarak parçalar ve zararsız hale getirir) ve ig E salgılanmasını frenler. PG El iltihaplanma ve alerji'ye sebep olan T- Lokozitlerin ve B-Hücrelerinin saldırgan olmalarını ve aşırı ig E üretmelerini önler. PG E2 damarları genişletir (vasodilatsyon), bronşları genişletir (bronchodilatasyon), kani temizler, idrarı artırır (düiretik) ve mideyi korur. (ZP.6.95.340 Nap.3.95.342) Akut pankreatitte bağırsaklar 30.000 Daltona varan orandaki büyük moleküllerin dahi geçmesi için kanallarını büyütür. Enzimlerin kalitesi düştüğünden besinleri tam sindirilmez ve bu nedenle bağırsaklar geçişleri kolaylaştırmak için kanalları (virüsler) genişletir. Böylece tam sindirilmemiş besin maddeleri absorbe edilir ve bu alerjiye sebep olur. şayet kana sadece besin maddeleri geçmez aynı zamanda Candida albicans isimli maya mantarı da kana geçerse ve bu kan dolaşımının iflası ve yani ölüm demektir. Örneğin birleşikteki bazı maddeler antihistaminik etkiye sahip olup, kortizona gerek kalmadan tedavi edici özelliğivardır, fakat çöreği bıraktığımızda rahatsızlıklar yeniden ortaya çıkar. Öncelikle uzman bir doktora gidilmelidir, ayrıca doğal ilaçlardan Gökçek iksiri, Gökçek Tonik, laden-, çörek-, veya ZYE immün sistemini güçlendirici olarak kullanılabilir. Bağırsak florasının Gökçek iksiri ile ideal bir duruma gelmesi demek, diğer sindirim organlarının yüklerinin hafiflemesi demektir. Böylece başta sindirim organlarından: Karaciğer, pankreas, mide, böbrekler ve bağırsaklar kendini yeniler (rejenerasyon). Böylece başta alerji olmak üzere birçok rahatsızlık ortadan kalkar. Her türlü alerjinin tek sebebi var, zararlı bakteriler. Örneğin mide ve bağırsaklarda iltihaplanmaya sebep olan halicobacter plory ve özelliklede mantarlar, bu mantarı teşhis dahi edemezler, çünkü bağırsak mukozasına yapışır, bağ dokularında, diş diplerinde ve akciğerde olur. Mantarların bağırsaklar, akciğerler, diş dipleri ve bağ dokusuna yerleşmesinin sebebi bağışıklık sistemindeki zafiyettir. Bağışıklık sistemindeki zafiyette, yıllar önce yapılan aşı, geçirdiği enfeksiyonel hastalık veya hastalıklara karşı alınan kimyasal ilaçlar sebep olur. Kimyasal ilaçlar nedeniyle bağırsaklardaki faydalı bakteriler azalır ve onun yerine zararlı bakteriler ve mantarlar yerleşir. zararlı bakteriler ve mantarlar zehirli gazalar, zehirli alkoller ve hormona benzeyen biyojen aminler ve hatta hormonlar (örneğin: histamin gibi) üretirler. Normal olarak vücuttaki bütün hormonların salgılanması büyük şefin (beyin) kontrolündedir, fakat mantarların ürettiği fazladan histamin Örneğin müdahale edemez ve bu nedenle de histaminin karşıtı olan kortizonu salgılamaz. Bu nedenle doktorlar sürekli kortizon yazarlar. Yani bataklığı kurutmak yerine sivrisinek öldürmekle uğraşırlar. Gökçek Tonik genellikle mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Başta her türlü alerji, gastrit (mide mukozası iltihaplanması), ülser (mide yarası ), enterit (incebağırsak iltihaplanması), kolit (kalın bağırsak iltihaplanması), ülseratif kolit ve Morbus Krohna karşı kullanılır. Ülseratif kolit kronik ve periyodik olarak ağırlaşan kalınbağırsak iltihaplanmasıdır. Kalın bağırsak mukozasının genellikle yüzeyi iltihaplanır ve ülsere (yara) dönüşür ve hafif kanamalı şekilde kendini beli eder. Hastalığın tipik belirtisi kanlı feces, ishal ve karın ağrısıdır. Ülseratif kolit Morbus Krohn hastalığına çok benzer ve bir birinden ayırmak oldukça zordur. Morbus Krohn hastalığı genellikle bağırsakların tamamında görülse de daha çok ince bağırsakta ve tabi kalınbağırsakta da görüldüğünden bu iki hastalığı birbirinden ayırmak zor olmaktadır. Alerjinin oluş sebebi gastrite sebep olan halicobaker pylori ve bağırsak mantarlarıdır. Bu bakteri ve mantarlar toksik maddeler üretirler ve bunlardan en önemlisi de histamindir. Histamin damarları ve bronşları büzer, hücre memranını sertleştirir. Böylece hücreler alerjenlere karşı aşırı tepki gösterir ve alerji ortaya çıkar. Salgılanan bu zehirli ve tehlikeli maddelere karşı bağışıklık sistemi sürekli savaş halin-de olur. Başarılı olamadığından sürekli mücadeleden dolayı çok hassaslaşan bağışıklık siste­mi tozlara karşı aşırı tepki gösterir ve alerji ortaya çıkar. Tedavisi sadece ve sadece Gökçek İksiri ve Gökçek Tonik ile mümkündür. Başka yolu yoktur. Bende (İbrahim Gökçek) bu rahatsızlık 1989 askerlik yaparken sağlıksız beslenme nedeniyle kaptım ve o günden beri var (asker adam bulaşık yıkamayı ne bilir, soğuk su ile çalkalar, bu ilkel ortamın düzeltilmesi ve askerlerin sağlıklı ortamda beslenmesinin sağlanması gerekir. Ben bu nedenle 17 yıldır alerji ile uğraşıyorum) sadece bu sene çok çok hafif atlattım, hafif bir grip gibi geldi geçti. Daha Önceleri6-8 hafta evden çıkamazdım gözlerim kızarır burnum sürekli akardı. Doktorların yazdığı kortizonlu ilaçlar bile fayda etmiyordu. Ben şahsen Gökçek Tonik'in bahar nezlesi veya diğer her turlu alerjiye karşı en etkili ve doğal ürün olduğuna inanıyorum. Çünkü her turlu alerjinin sebebi midedeki halicobacter pylori isimli bakteri veya bağırsak mantarlarıdır. Bu bakteri ve mantarlar tam hazmedilmeyen protein artıklarının amino asit yerine biyojen amine dönüştürürler. Ve bunlardan da en önemlisi histamindir. Bilindiği gibi vücuttaki histamin fazlası alerjiye sebep olur. Beyin hangi organın ne kadar hormon salgılaması gerektiğini belirler ve hormon üreten bezeler gerekli hormonları üretirler, yani nano gram dahi fazla veya eksi hormon salgılanmaz. Fakat mide ve bağırsaklardaki bakteri ve mantarların ürettiği sıra dişi histamin alerjiye sebep olur. Çaresi kortizon veya antihistaminik değildir. Kortizon ve antihistaminik ile tedavi etmeye çalışmak sivrisinek öldürmeye benzer. Gökçek Tonikle tedavi etmek ise bataklığı kurutmaya benzer. Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kan dolaşımıdır, Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb. besleyici maddenin hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek İksiri ile tedavi olmak mümkündür, tabi doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksirivücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları deri hastalıkları ve her türlü alerjiyi iyıleştirir.
Asla peynir yememeli, çünkü asi doza ve iltihaplanmaya sebep olur. Siyah çay, kahve ve cola içmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını(absorbesini) önler. Et ve et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir, çünkü asi doza sebep olur, bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır. Akşam yemeği yerine çok az yoğurt, meyve veya salata yenebilir veya sebze çorbası içilebilir. Hayvansal besinler, tahıl, bakliyat ve hamurlu yiyecekler akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur. Ne kadar hamurlu besin o kadar yağ oluşur, çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır. Gökçek Diyet
|