ratajan
Offline
Cinsiyet: 
Nerden: Şükrü Saracoğlu'ndan
Kayıt tarihi: 23 Kasım 2007, 12:45:10
FENERBAHÇE'Lİ OLMAK AYRICALIKTIR...

Durumum:
Ruh Halim:
Uyarı Puanı:  %0
|
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
Alzheimer Hastalığı, Demans,Dement,Bunama
--------------------------------------------------------------------------------
AlzheimerHastalığı, Demans,Dement,Bunama Alzheimer hastalığı dementin en çok görülen alt türüdür. Bunamanın % 70'ini Alzheimer, % 20'ini vaskuler demens (beyin damarlarındaki rahatsızlıklar nedeniyle ortaya çıkan demens) ve % 10'unuda diğer 55 tür oluşturur. Bu nedenle çoğunlukla demens deyince akla Alzheimer gelmektedir. Alois Alzheimer 1906'da keşfettiği hastalığın belirtilerini hanimi üzerinde görmüş ve ailesi ölünce beynini incelemiştir. Ailesinin beyninde taş gibi sertleşmiş protein birikintileri (Plaques) ve lifler (fibrinler) keşfetmiştir. [FONT='Verdana','sans-serif']Açıklama: [/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Alzheimer hastalığı ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan ve beyin fonksiyonlarını dumura uğratan bir durumdur. Hastanın davranışları, hafızası ve aklı çok yoğun olarak bu durumdan etkilenir. Demens bunama demektir ve bu durumdaki kişi düşünce karmaşası günlük yaptığı işleri yapamama, hafıza kayıbı, uyku rahatsızlıkları, takip edildiğini zannetme ve hatta hayatı ölümle sonuçlanabilir. Alzheimer ilerledikçe daha çok görülür. 65 yaşı üzerindekilerde % 5, 80 yaşı üzerindekilerde ise % 20 oranındadır. Almanya da Alzheimer[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] sayısı 800.000 civarındadır ve buda nüfusu % 1 demektir.[/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Hastalığın sebepleri:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Alzheimer ın neden olduğu kesin olarak bilinmemekte ve bunun sebepleri konusunda bir çok hipotez ileri sürülmektedir. Bunların başında immün[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] zafiyeti, toksik zehirlenmeler, genetik bozulma, enfeksiyon olduğuna dair görüşlerdir. Alzheimer ile kişide hafıza kayıbı ve şahsiyet kayıbı baş göstermektedir. Yapılan araştırmalarda beynin kenarında küremsi birikintiler (plaques) veya liflerin (fibriller) oluştuğu tespit edilmiştir. Bu artık madde (plaques) yığılmasının beta-A4 proteini (42 aminoasitten oluşur) ve APP proteinin (amyloid percurcor protein) sebep olduğu 1987’de tespit edilmiştir. Ayrıca genetik olarak kişi anne veya babadan alabilir, yani bozuk gen Alzheimer sebep olur. Buna ilaveten boksörlerde ve beyin yaralanması (travma) geçirenlerde APP ve beta-A4 proteinlerinin artığı görülmüştür. Beyindeki bu beta-A4 ve APP proteinlerine amiloidler denir. Amiloidler (Amyloidler) beyin hücreleri arasındaki haberleşmeyi önler ve beyin hücreleri yavaş yavaş ölür[/font] Asetilkolin norotransmitter (haberci) dokulardaki bilgiyi (enformasyon) veya başka sinirlerdeki bilgiyi taşıyan Asetilkolin görevini yaptıktan sonra Asetilkolin esteraz isimli enzim tarafından parçalanır. Bir sonraki bilgi aktarımı için yeniden Asetilkolin üretmek gerekir. Bu ise Alzheimerlilerde yeterince üretilmemektedir. Doktorlar Asetilkolin parçalayan Asetilkolin esteraz yi frenleyerek hastayı tedavi etmeyi düşünmektedirler. İkinci önemli norotransmitter ise ( haberci) gulutamattır. Gulutamat sinir hücrelerinde % 70 oranında bulunur ve görevi öğrenme ve hafızadır. Alzheimer hastasında bu Gulutamat çok aşırı şekilde salgılanır ve bu ise sinir hücrelerinin tahrip olmasına sebep olur. Ortodoks tıbba göre Gulutamat salgılaması frenlenirse sinir hücrelerinin olumunun yavaşlayacağı ve Alzheimer hastasının sağlık durumunun kötüleşmeyeceği yönündedir. (tedaviye bak) Alzheimer hastalığının belirtileri:
1-) Kısa hafıza kaydında bozukluklar 2-) Düşünme zorluğu, konsantre olamama 3-) Depresyon 4-) Kararsızlık 5-) Konuşma bozukluğu 6-) Hayal görme 7-) Şahsiyet bozuklukları 8-) Yorgunluk Hastada önce kısa hafıza kaybının zayıflaması, yani kişinin biraz önce yaptıklarını hatırlamaması İlk belirtilerdir. Sonra düşünme ve konsantre olma kabiliyeti azalır, konuşma zorlukları ve hemen yorulma görülür. Sonra kişide davranış bozuklukları, hayal görme, korkma, depresyon, iç huzursuzluk ve agresif davranışlar gelir ve nihayet giyinme, yemeğini yeme ve de alış.-veriş yapma yeteneklerini kaybeder. Hastalığın teşhisi: Komputertomografi ile beynin küçüldüğü ve EEC ile de beyin fonksiyonlarının azaldığı tespit edilebilmektedir. Meyindeki metabolik değişimlerin değiştiği de tespit edilebilir, fakat bu belirtiler başka beyin hastasında da olabilir. Bu bakımdan beyindeki değişimler bir ölçüde belirleyici etken olabilmektedir. En sağlıklı teşhis ise kişide görülen şahsiyet değişimleridir. Alzheimer hastası İlk zamanlar bilgileri hafızaya kaydedemez ve ilerleyen safhalarda ise düşünememe, yön tayin edememe, kelimeleri bulamama, kelimeleri değiştirememe ve hareketlerinde anormallikler görülür. Hastalığın tedavisi: Kimyasal ilaçlarla tedavi günümüzde mümkün değildir. Hastanın durumu erken teşhis edilirse, bazı tedbirlerin alınması gerekir ve bu tedbirlerin başında hastanın çevresinden kopmaması için ilgilenilmesi, şayet korku, depresyon ve uyku rahatsızlıkları görülürse bunların tedavi edilmesi gerekir. Yeni üretilen bazı ilaçların merkez sinir sistemi veya Asetilkolin ve de Gulutamat üzerinde etki yaptığı ve Böylece hastanın durumu hafiflemektedir. Kimyasal ilaçların bazıları mide-bağırsak rahatsızlıklarından: bulantı ve kusma, uyku rahatsızlıklar ve baş ağrısına sebep olmaktadır. Bazı ilaçlar ise şaşkınlık, baş dönmesi, baş ağrısı, yorgunluk, bulantı ve hayalet görme (halüsinasyon) gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. Kolinesterazh ilaçlardan Donezpil/Aricept, Rivatigmin/Exelon ve Galantam/Reminyl zamanla arıtıcı enzim olan CYP 450 Enziminin karaciğer tarafından salgılanmasını önler. Bu da karaciğerin vücuttaki zehirleri arıtamaması demektir, yani zehirler vücutta yoğunlaşır. Böylece ilaçlarla tedavi olacağız derken daha büyük belalar hastanın başına gelir. Öncelikle uzman bir doktora gidilmelidir, ayrıca doğal ilaçlardan Gökçek Tonik, Gökçek İksiri, çörekotu yağı veya ZYE immün sistemini güçlendirici ve vücudu arıtıcı olarak kullanılabilir. Gökçek İksiri hücreleri korur ve beyindeki protein artıklarını temizler ve haberleşmeyi yeniden normale dönüştürmede yardımcı olabilir. ayrıca Ginkgo preparatları da beyindeki kan dolaşımına olumlu etkileri vardır, fakat hem noninin hem de Ginkgo'nun o kadar sahtesi türemiştir ki hangisinin etkili olacağını tespit edemezsiniz. Örneğin ginseng Almanya'da yüzlerce firma tarafından üretilmekte ve satılmaktadır, fakat sadece 2 ürün yeterli etki maddesi içermektedir. Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kan dolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb. besleyici maddenin hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek İksiri ile tedavi olmak mümkündür, tabi doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıklar, deri hastalıkları ve her türlü alerjiyi iyıleştirir. Asla peynir yememeli, çünkü asi doza ve iltihaplanmaya sebep olur. Siyah çay, kahve ve cola içmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını(absorbesini) önler. Et ve et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir, (çünkü asi doza sebep olur, bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır. Akşam yemeği yerine çok az yoğurt, meyve veya salata yenebilir veya sebze çorbası içebilir. Hayvansal besinler, tahıl, bakliyat ve hamurlu yiyecekler akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur. Ne kadar hamurlu besin o kadar yağ oluşur, çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır
|