Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri


||| wWw.YeALFoRuM.Org|||
468x60 468x60
+ YeAL-FoRuM, forum , turkforum , forum sitesi,Forum, Yunus Emre Anadolu Lisesi, forumturk , türkiye forum , forum türkiye , mp3 indir , film indir, forum, anket forum , forumcafe,forum,dizi,programlar,msn,nick,irc,ircd,dizi, Bornova Yunus Emre Anadolu Lisesi » Hayata Dair » Sağlık Köşesi
 Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri

Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 32 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri  (Okunma Sayısı 32 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 12 Aralık 2007, 15:36:55 »
ratajan
Orgeneral
*



[REP PUANI]= 104
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 6387

Üye No: 1040

Nerden: Şükrü Saracoğlu'ndan

Kayıt tarihi: 23 Kasım 2007, 12:45:10

FENERBAHÇE'Lİ OLMAK AYRICALIKTIR...

Aktiflik
Deneyim
Seviye

Sonraki Level:






100% Tamamlandi

1907 ratajan@msn.com fb.ratajan@msn.com

Burç:
oglak

WWW E-Posta

Durumum:


Ruh Halim:



Uyarı Puanı:
%0

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri

--------------------------------------------------------------------------------

KALIN BAĞIRSAK (KOLON ve REKTUM) KANSERİ

Kalın Bağırsak Kanseri diğer adı ile Kolorektal kanser (kolon ve rektum kanseri) ülkemizde önemli bir sağlık sorunudur.

Batı toplumunda yapılan çalışmalarda kalın bağırsak kanseri gerek AmerikaBirleşik Devletlerinde gerekse Avrupa�da oldukça sık gözlenen ve de kansere bağlı ölümlerin önemli bir kısmını oluşturan bir hastalıktır.

Sağlık Bakanlığının yayınladığı 1998 istatistiklerine göre, kalın bağırsak kanseri yani kolon ve rektum kanserleri kadında ikinci, erkekte üçüncü sıklıkta rastlanan kanser tipidir. Yine Sağlık Bakanlığı�nın 2003 yılında yaptığı hastanelerde yatan hasta listesine göre akciğer ve meme kanserinden sonra kalın bağırsak kanseri üçüncü sıklıkta yer almaktadır.

Bu rakamlar oldukça ürkütücü olmasına karşın hastalıkla ilgili iki noktanın çok iyi bilinmesi gereklidir.

1- Kalın bağırsak kanseri önlenebilir bir hastalıktır.

2- Kalın bağırsak kanseri, erken evrede yakalandığında tam şifa ile tedavi edilmesi

mümkün olan bir hastalıktır.

KANSER NEDİR ?

Vücudumuzda bulunan tüm organ ve dokular bir düzen içinde çalışır. Bunları oluşturan hücreler de benzer şekilde belirli bir düzen içinde büyür, bölünerek çoğalır ve ölür. Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasında kontrol mekanizmalarının kaybolması anormal hücrelerin oluşmasına neden olur. Kontrol dışı çoğalma gösteren, çevre dokulara ve uzak organlara yayılma özelliği gösteren anormal hücre topluluklarına genel olarak kanser denir.

Kalın bağırsak kanseri kalın barsak iç yüzeyini örten tabakayı oluşturan hücrelerden gelişir.Kanser hücreleri devamlı bölünür ve çoğalır. Bu nedenle normal hücrelerdeki gibi belli bir programları yoktur. Normal hücreler belli bir zaman görevlerini yerine getirdikten sonra programlı olarak ölür ve yerlerini aynı dokudan olan yeni hücrelere bırakır. Kanser hücreleri ise bunun tam tersi, ölmek yerine çoğalarak, normal hücrelerin gereksinimleri olan beslenme kaynaklarını tüketir ve bulundukları organların işlevlerini de bozabilirler.

NASIL BAŞLAR?

Hemen hemen tüm kalın bağırsak kanserlerinin, bir polip zemininden başladığı konusunda görüş birliği vardır. Polip, bağırsak iç yüzeyini örten tabakadan gelişen bağırsak içine doğru büyüyen kabartı ve şişliğe verilen isimdir. Zaman içinde, polibi oluşturan hücrelerin değişimleri sonucu polip zemininde kanser ortaya çıkabilir. Önce polip içinde sınırlı kalan kanser hücreleri zaman içinde çoğalarak tümör kitlesini oluşturur ve bu kitle kalın bağırsak duvarını işgal eder. Kontrolsüz büyümeye devam eden kanser hücreleri belli bir dönem sonra bağırsakta tıkanıklığa yol açabilir, çevre ve uzak organlara yayılabilir.

POLİP NEDİR ?

Polipler, kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakayı oluşturan hücrelerin çoğalması sonucu gelişen ve bağırsak kanalı içine doğru büyüyen oluşumlardır. Bazı polipler, düz yani sapsız bazıları ise bir sap ile bağırsak duvarına bağlıdır.

Polipler, kalın bağırsağın en sık görülen hastalıklarından biridir. Sağlıklı insanlar üzerine yapılan bir araştırmada erişkin bireylerin kalın bağırsağında %15-20 oranında polip tespit edilmiştir. Elli yaş üzerindeki bir bireyin kalın bağırsağında polip görülme olasılığı daha da artmakta ve oran %40-50�lere ulaşmaktadır. Polipler kalın bağırsağın daha çok son kısımlarında yani sigmoid kolon ve rektumda gözlenir. Bu bölge, kalın bağırsak kanserinin de en sık görüldüğü bölgedir.

KALIN BAĞIRSAK KANSERİ ve GENETİK

Kalın bağırsak kanseri oluşumunun genlerle ilişkisi oldukça karmaşıktır. Basit olarak genler, canlının tüm özelliklerinin taşındığı, hücrenin çekirdeğinde bulunan, kromozomlar içindeki özel birimlerdir. Her genin birbirinden farklı görevleri vardır. Saçımızın renginden parmak şeklimize, kan grubumuza kadar tüm özelliklerimizin belirlenmesini ve ortaya çıkmasını sağlarlar. Kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakanın oluşumu ve yenilenmesi de genlerin kontrolü altındadır. Genetik yapıda meydana gelen olaylar normal sağlıklı olarak her 7-10 günde bir yenilenen kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakada değişikliklerin gelişimini başlatır. Buna ek genetik değişikliklerin ardı sıra eklenmesi ile önce erken Polip, ardından geç polip, ve devamında kalın bağırsak kanseri gelişimi gözlenir. Ortalama olarak bir polipten kanser oluşumu için geçen süre 8-10 yıl kadardır.

Kolorektal kanser gelişiminde genlerin önemi

Kalın bağırsak kanserinin gelişimi için birden çok genetik olaya ihtiyaç vardır. Bu genetik yapıdaki değişiklikler bir anda olmaz.

Bazılarını anne veya babamızdan kalıtım yolu ile alırız: Anne ve baba çocukları olunca onlara kendi olan bazı özelliklerini verirler. Örneğin saç ve göz rengi gibi bazı kanser oluşturan hasarlı genler de geçebilir. Bu genler çocuğumuzun tüm yapı taşları olan proteinlerinin düzenli üretimi için gereklidir. Fakat kalıtımla anne ve babadan gelen hasarlı genler çocuğa geçti ise bazı normal olması gereken protein üretimleri yapılamayacaktır. Bunun sonucunda bazı hastalıklar ortaya çıkabilir. Bunlardan biri de kalın bağırsak kanseridir.

Bazıları bireyin anne rahminde gelişimi sırasında olur ve sadece o bireyi ilgilendirir: Bazen anne ve babada herhangi bir genetik bozukluk yoktur. Fakat yavru gelişimi sırasında hasar oluşabilir ve sadece çocukta hastalık ortaya çıkabilir. İşte bu şekilde kalıtsal kalın bağırsak kanseri ailenin önceki bireylerinde görülmese bile bundan sonra yeni nesillere kalıtım yolu ile geçebilir ve yeni aile bireylerini etkileyebilir.

Yine bazen anne veya babadaki genetik bozukluk olduğu halde hastalık görülmez: Bu anne ve babalar sadece genetik bozukluğu bir çekinik genle taşıdıkları için hastalık ortaya çıkmaz. Bu bireylere taşıyıcı bireyler denir. Taşıyıcı bireylerde hastalık gözlenmese de onların çocuklarında hastalık olabilir. Çünkü hem anadan hem babadan hastalık geni alabilirler.

Bazı genetik bozukluklar da yaşadığımız sürede çevresel etkenlerle gelişir: Gen DNA�sında bazı çevresel ajanlar hasar oluşturabilir. Eğer bu çevresel ajanların oluşturdukları gen hasarları kansere neden olursa o zaman bu çevresel ajanlara karsinojenler adı verilir (örneğin sigara bir karsinojendir). Bu çevresel etkenler nedeni ile zaman içinde genler hasar görebilir veya tamamen kaybolabilir. Bunun sonucu vücudumuzdaki önemli bir protein üretimi ve önemli bir fonksiyon yok olabilir.

İşte bu yukarıda basit olarak anlatılan genetik olayın kalın bağırsağın iç yüzünü örten tabakanın yenilenmesi sırasında meydana gelmesi sonucunda kalın bağırsak kanseri oluşmaktadır.
Kan testleri ve genetik bozukluğun tesbiti

Araştırmalar sonunda bazı kalıtsal kalın bağırsak kanserlerini kan testleri ile belirlemek mümkün olmuştur.

1.Ailesel (familyal) adenomatöz polipozis (FAP) kalıtsal kolorektal bir kanserdir

Kalın bağırsakta yüzlerce Polip oluşumu görülür. Bu hastalık 5. kromozomda

bulunan APC (adenomatöz polipozis coli) geni ile oluşur. Etkilenen bir ebeveynin

çocuklarının %50 sinde hastalık ortaya çıkar. Kan testi ile etkilenen kişi saptanabilir.

2.Herediter (kalıtsal) non-polipozis kolorektal kanser (HNPCC) diğer bir kalıtsal

kolorektal kanseri oluşturur. Kromozom 2-3 de iki adet gendeki bozulma sonucu

ortaya çıkar. hMSH2, ve hMLH1 bu hastalıktan sorumludur. Kan testi ile etkilenen

kişi saptanabilir.

3.Ailesel kolon kanseri kalıtsal olmakla beraber yukarıdaki iki kalıtsal tip gibi

belirlenebilmiş herhangi bir genetik bozukluk henüz belirlenememiştir. Bu nedenle

kan testi ile de anlaşılamamaktadır.

4.Kalın bağırsak kanserinin en sık tipi olan rastlantısal kalın bağırsak kanserinin

tesbitinde de tanıya yardımcı olabilecek bir genetik bozukluk henüz

belirlenememiştir. Bu nedenle kan testi ile de anlaşılamamaktadır.
Bizim ailede kalıtsal kalın bağırsak kanseri var mı ?

Ailede 3 veya daha fazla akrabada kalın bağırsak Polipi veya kanseri hikayesi olanlarda (özellikle hastaların biri 50 yaş altında hastalığa yakalandı ise)

Ailesel bir veya daha fazla kalın bağırsak kanseri veya Polipi hikayesine ek olarak kendisinde Polip veya kanser olanlarda kalıtsal veya Ailesel Kalın Bağırsak Kanseri olabilir.

BELİRTİ ve BULGULAR NEDİR?

Belirti ve bulgular kanserin kalın bağırsak içinde yerleştiği yere göre değişiklik gösterir.

Kalın bağırsağın sağ tarafında (ince bağırsakla birleştiği bölgeye yakın bölgelerinde) en sık görülen belirtisi dışkı ile birlikte gizli (fark edilmeyen) kan kaybıdır. Hastalar gözle fark edilemeyen bu kanamaya bağlı kansızlık ve halsizlik şikayeti ile doktora gelirler. Aşırı yorgunluk, eskisi gibi iş yapamama ve nefes darlığı şikayetleri de ek olarak görülebilir. Diğer önemli bir bulgu da bağırsak alışkanlıklarında değişikliktir. Zaman zaman Kabızlık ve / veya ishal atakları olabilir. Bu dönemde karın ağrısı, şişkinlik, Aşırı Gaz bu bulgulara ek olarak ortaya çıkabilir.

Kalın bağırsağın sol tarafında (makata yakın kısımlarında) yerleşen kanserlerde sıklıkla kanla ile karışık dışkılama şikayeti gözlenir. Hastalar dışkılama alışkanlıklarında değişiklikten, sıklıkla Kabızlıktan şikayet ederler. Dışkılama sonrası rahatlayamama, karın ağrısı (özellikle sol alt taraflarda görülür) ile Aşırı Gaz ve şişkinlik diğer belirtilerdir.

Bu belirti ve bulgular aynı zamanda başka hastalıklarda da gözlenebilir. Bu nedenle kesin tanı için detaylı bir inceleme yapılması gereklidir. Karın ağrısı ve kilo kaybı genellikle yaygın hastalığı gösteren geç semptomlardır. Pek çok Polip ve kanser belirti ve bulgu vermez. Bu nedenle hastalar, genelde doktora, hastalığın ileri evresinde başvurur. Karın ağrısı ve kilo kaybı genellikle ilerlemiş hastalığa işaret eden geç belirtilerdir.

Kalın bağırsak kanserinde görülen belirti ve bulgular

* Makattan kan gelmesi
* Dışkıya kan bulaşması
* Dışkılama alışkanlıklarında değişim
* Dışkının incelmesi
* İshal ve kabızlık atakları
* Anemi(kansızlık), halsizlik, devamlı yorgunluk
* Şişkinlik, aşırı gaz
* İzah edilemeyen kilo kaybı

EN SIK BAĞIRSAĞIN HANGİ BÖLGESİNDE GELİŞİR ?

Kalın bağırsak kanseri en sık bağırsağın sol tarafında yani inen kolon ve rektum denilen kısmında görülür.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalındaki son 15 yıllık seride de görüldüğü gibi kanser kalın bağırsağın anüse (makat) yakın olan son kısmınlarında yani inen kolon, sigmoid, rektosigmoid ve rektum bölümlerinde daha fazla oluşmaktadır.
Kanser polip dağılımında olduğu gibi en sık kalın bağırsağın sol tarafında görülür

Batı toplumundaki serilerde de kalın bağırsak kanserinin bağırsak içindeki dağılımı, buna çok benzemektedir.

OLUŞUM ŞEKLİLERİ NELERDİR ?

1- Rastlantısal Kalın Bağırsak Kanseri

Kalın Bağırsak kanserinin önemli bir bölümü herhangi bir tanımlanmış genetik bozukluğa bağlı olmadan rastlantısal olarak gelişir. Bu tip oluşum şekli, tüm kalın bağırsak kanserlerinin % 65-85 kadarında gözlenir. Rastlantısal tip kalın bağırsak kanserinde kalıtsal geçiş gözlenmez. Ailede birden fazla bireyde kalın bağırsak kanseri ender olarak gözlenebilir fakat kuvvetli bir ailesel kalın bağırsak hikayesi yoktur.
2- Ailesel kalın bağırsak kanseri

Bu gruptaki hastaların ailesinde birkaç nesildir süregelen kalın bağırsak kanseri hikayesi vardır. Fakat bireyin ailesinde hastalık olmasına karşın, kalıtsal kalın bağırsak kanserinde olduğu gibi bir genetik bozukluk (kalıtsal geçiş) tanımlanmamıştır. Tüm kalın bağırsak kanserlerinin yaklaşık olarak %10-30�u Ailesel Kalın Bağırsak Kanseridir. Bu tip aile hikayesi olanlarda tarama testleri yapmak gerekir.
3- Kalıtsal kalın bağırsak kanseri

Tüm kolorektal kanser hastalarının %5 kadarı kalıtsal geçiş gösterir. Günümüzde kalıtsal kolorektal kanserin belirlenmiş iki tipi vardır. Bunlardan biri ailesel adenomatöz polipozis sendromu (familiyal polypozis coli / FAP) diğeri kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanserdir (HNPCC / Lynch sendromu).
a) Kalıtsal (Herediter) Non-polipozis Kolorektal Kanser (HNPCC)

Kalıtsal kalın bağırsak kanseri içinde en sık gözleneni kalıtsal (herediter) non-polipozis kolorektal kanserdir (HNPCC). Genetik bozukluk tanımlanmıştır. Tüm kalın bağırsak kanser hastalarının % 5�nin oluşum şekli bu gruba girer. Hastalık bireyin çocuklarına belirgin geçiş gösterir. ailesel adenomatöz polipozis sendromundan (FAP) farklı olarak bu hastalarda FAP�daki gibi yüzlerce polip oluşmaz.

Ailesinde 50 yaş öncesi kalın bağırsak kanseri olanlarda ve 3 veya daha fazla yakın akrabalarında kalın bağırsak kanseri olanlarda kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser düşünülmelidir.

Kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanser grubuna giren kişilerde, kalın bağırsağın bir çok kısmında kanser olabilir. Buna ek olarak meme, rahim (uterus), yumurtalık (over) ve idrar yolları kanserleri gözlenebilir.

Ailesinde bu tip kalın bağırsak kanseri olanları yakın takip etmek gerekir. Bu takiplerde kalın bağırsakta kanser veya büyük bir polip tesbit edilmedikçe ameliyat gereksizdir. Bu hastalar jinekolojik, meme ve ürolojik açıdan da takip edilmelidir.
b) Ailesel (Familyal) Adenomatöz Polipozis Hastalığı (FAP)

Kalıtsal diğer bir kalın bağırsak kanseri ailesel (familyal) adenomatöz polipozis hastalığıdır (FAP). Hastaların bağırsaklarında yüzlerce, binlerce polip bulunur. Tüm kalın bağırsak kanser hastalarının % 1�nin oluşum şekli bu gruba girer.

Aile bireylerini etkilediği için ailesel, kalın bağırsakta adenomatöz polipler (ince ve kalın bağırsakta görülen kansere dönüşebilen polip tipi) görüldüğü için adenomatöz, kalın bağırsakta çok sayıda polip izlendiği içinde polipozis denilmiştir. (ŞEKİL) Ayrıca hastalığın belirtisi olarak deride kistler, kemik çıkıntıları ve fazladan diş oluşabilir.

Hastalığı olan kişi, kalıtsal olarak, %50 olasılıkla hastalığı çocuklarına geçirir. Bu hastalığa neden olan genetik bozukluk beşinci kromozomda taşınır ve adenomatöz polipozis coli geni (APC) adını alır. Kan testi ile etkilenen kişi saptanabilir

Ailesel adenomatöz polipozis sendromu (familiyal adenomatöz polypozis / FAP) olan ailelerde kalın bağırsak tarama testlerine 10 yaşında başlanmalıdır. Buna ek olarak mide ve duodenum (oniki parmak bağırsağı) endoskop ile taranmalıdır.

Ailesel adenomatöz polipozis (FAP) hastalığı taşıyanların ileriki yıllarda kanser gelişme olasılığı %100�e yakındır. Bu nedenle tanı koyulduğunda, koruyucu olarak, tüm kalın bağırsağı çıkartmak gerekir. Özel bir cerrahi teknik ile ince bağırsak anüse (makata) bağlanarak ve hastanın yaşam kalitesinin bozulmamasına özen gösterilir.

TARAMA NEDİR ?

Hastalıkları gelişmeden önlemek, erken evrede yakalayabilmek ve başarı ile tedavi edebilmek için sağlıklı bireylerin sağlık kontrolünden geçirilmesine tarama işlemi denir.

Ülkemizde kadınlarda meme ve erkeklerde prostat kanseri için tanımlanmış tarama yöntemleri başarı ile kullanılmaktadır.

Ülkemiz için önemli diğer bir sağlık sorunu olan kalın bağırsak kanserini gelişmeden önlemek ve erken evrede yakalayabilmek için tarama testlerine ihtiyaç vardır. Kolon ve rektumun, polip ve kanserleri çoğu kez iyice büyüyene kadar belirti vermezler. Tarama yöntemi, belirtisi olmayan bir hastada (asemptomatik) kolon ve rektum kanserine dönüşebilecek bir hastalık veya durumu ortaya koymak için yapılan bir veya daha fazla testi içerir. Bu tarama yöntemlerinin öncelikli amacı kanser gelişmeden önce poliplerin (kalın bağırsak duvarından gelişen kanser öncesi iyi huylu tümörleri) bulunması ve çıkarılmasıdır. Böylece KANSER GELİŞİMİ ÖNLENMİŞ olacaktır. Tarama yöntemlerinin diğer önemli bir amacı ise kalın bağırsak kanser hastalığını hiç değilse erken bir evrede yakalanmasını ve tedavini sağlamaktır. Erken evrede yakalanan kanserin tedavisi ve tamamen şifa bulması mümkündür.

Ülkemizdeki tüm bireylerin, bilinen tarama yöntemleri ile sağlık taranmalarının yapılması kanser vakalarında önemli bir oranda azalmaya neden olacaktır. Fakat bu taramaların yapılması gerçekte alt yapı sorunları ve maliyet nedeni ile imkansızdır. Buna ek olarak toplumun büyük bir kısmının da hastalıktan etkilenmediği için gereksiz yere tarama işlemlerine maruz kalması söz konusudur. Bu nedenle sadece risk altındaki grupların taramasının yapılması çok önemlidir.

KİMLER RİSK ALTINDADIR ?

Yaş ve aile hikayesi en önemli risk faktörüdür.

Kalın bağırsak kanseri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilse de hastaların %90 ından fazlası 40 yaşın üzerinde olan kişilerdir. Bu yaştan sonra risk, her 10 yılda ikiye katlanır.

Yaş faktörüne ek olarak diğer yüksek risk faktörleri şöyle sıralanabilir:

- Ailede (birinci ve ikinci derecede akrabalar) kalın bağırsak kanseri hikayesi

- Ailede (birinci ve ikinci derecede akrabalar) kalın bağırsak polibi hikayesi

(Polipler kalın bağırsağın (kolon ve rektum) yüzeyini örten tabakanın

(mukoza) anormal büyümesi sonucu gelişen ve bağırsak kanalı içine doğru

büyüyen oluşumlardır.)

- Hastada kalın bağırsak poliplerinin olması

- Hastanın daha önce kalın bağırsak kanseri nedeni ile ameliyat olmuş olması

- Ülseratif Kolit (iltihabi bağırsak hastalığı)

- Diğer organların özellikle meme ve uterus (rahim) kanseri hikayesidir

HEMOROİDLER (BASUR HASTALIĞI) KALIN BAĞIRSAK KANSERİNE YOL AÇAR MI?


Hayır fakat hemoroidler, kolon Polipleri veya kanserine benzer belirtilere yol açabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde bir doktor, tercihen, kolorektal cerrah tarafından durumun değerlendirilmesi gerekir. Makattan kanama şikayeti olan her bireyde bu şikayetlerin hemoroid hastalığına mı yoksa kansere mi ait olduğu doktor tarafından incelenmelidir. Bu şikayetler, basit bir hemoroid kanamasıdır diye araştırılmadan geçiştirilmemelidir.

Hastalığın oluşma riskini azaltan basamaklar vardır. Bu yollardan biri, kolonoskopi adı verilen bir poliklinik işlemi ile benign(iyi huylu) Poliplerin çıkarılmasıdır. Poliplerin çıkarılmasına ek olarak, işlemde kullanılan uzun fleksibl (bükülebilir) tübüler (hortum şeklinde) alet, daha detaylı bağırsak muayenesi sağlar.

Kesin olarak kanıtlanmamış olsa da kolorektal kanserden korunmada, diyetin belirgin bir rol oynadığına dair bazı kanıtlar vardır. Bilindiği kadarıyla posadan, liften (fiberden) zengin, yağdan fakir diyet, kolorektal kanserden korunmaya yardımcı tek diyet şeklidir.

Sonuç olarak, bağırsak alışkanlığındaki değişlikliklerin farkına varan ve de yüksek risk kategorisinde olan kişilerin düzenli takiplerinde, mutlaka bağırsak incelemeleri yaptırmaları gerekir.
RİSKİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR ?

Hastalığa yakalanma riskini azaltan bazı adımlar mevcuttur.
Fiziksel egzersiz yapmak:

Araştırmalar, düzenli egzersiz yapan bireylerde, Kalın Bağırsak Kanseri dahil bir çok kanserin gelişme riskinin azaldığını göstermiştir. Haftada 5 gün, 30-60 dk arasında orta şiddette veya günlük 150 kalori harcanmasına neden olan egzersizler yapılmalıdır.
Aşırı kilolardan kurtulmak:

Fazla kilolar kanser riskini artırmaktadır.
Sigara kullanmamak:

Diğer kanserler gibi sigara kullanımı, kolorektal kanser riskini de anlamlı oranda arttırmaktadır.
Aşırı alkolden sakınmak:

Yapılan çalışmalar alkolün kolon kanser riskini

artırdığını göstermiştir. Erkeklerin günde iki bardak kadınların ise günde bir bardaktan fazla alkol tüketmemesi gerekir.
Sağlıklı gıda tüketimi:

Kolorektal kanserin önlenmesinde beslenme alışkanlığı da önemli rol oynamaktadır. Yüksek lifli , düşük yağ içerikli besinlerin tercihi önlem olarak önemlidir.

Yukarıdaki korunma yöntemleri, yalnız başına tam olarak kalın bağırsak kanser gelişimini önlemez.

Risk altındaki bireylerin, herhangi bir şikayeti olmasa bile, mutlaka tarama yöntemlerinden yararlanması gerekir.

Tarama yöntemlerinden en etkini olan kolonoskopi, hastaneye yatmaya gerek olmaksızın kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakanın ince uzun bükülebilir bir kamera yardımıyla incelenmesini sağlar. İnceleme sırasında Poliplerin çıkarılması kanserin önlenmesi için en önemli uygulamadır.

Sonuç olarak dışkılama alışkanlığında değişiklik olması ve Dışkıda Kan görülmesi durumlarında uyanık olunmalıdır. En önemlisi ise yüksek risk sınıfına giren bireylerin tarama testlerinin ve fizik muayenelerinin yapılmasıdır.

HASTALIĞININ SEYRİ (PROGNOZU) NASILDIR ?

Prognoz, hastalığın ileriki dönemde bireyi nasıl etkilediğini ve neler olabileceğini anlamamızı sağlar. İyi prognoz gelecekte kanser hastalığının tekrar gelişme olasılığının çok azaldığını gösterirken kötü prognoz, hastalığın tekrarlama olasılığının yüksek olduğunu gösterir.

Hastanın prognozunu söyleyebilmek için doktorun bazı verilerden yararlanması gerekir. Bunların başında, hastalığın evresi, hücrelerin davranış şekli, uygulanan ameliyatın şekli ve başarısı, genetik bilgi ve hastalığa nasıl yakalanıldığı gelir.
HASTALIĞIN EVRESİ

Kalın bağırsak kanserleri diğer kanserlerde olduğu gibi yayılma özelliğine sahiptirler. Bu özellikleri nedeni ile bu hücrelere kanser hücreleri denir. Kanser hücreleri geliştikleri doku içinde diğer normal hücreler yanında çoğalmaya başlarlar ve zamanla bu normal hücreleri kenara iterler. Hızla çoğalan bu hücrelerden bazıları asıl gelişmekte olduğu ana dokudan koparak vücudda serbestçe dolaşmaya başlarlar. Böylelikle kanser hücreleri vücudun başka yerlerine de sıçrayabilir. Bu olayların en az düzeyde olması iyi prognoza işaret eder.

Kolon ve rektum kanseri (kalın bağırsak kanseri) kolon ve rektum duvarı (kalın bağırsak duvarı) içinde büyüyerek bağırsak duvarını geçer. Duvarı geçen kanser hücreleri lenf bezlerine (vücudumuzu hastalıklardan koruyan bağışıklık sisteminde koruyucu bariyer görevi gören hücreler topluluğu), bağırsak komşuluğunda bulunan organlara ve dolaşımla uzak organlara yayılabilirler. Az miktarda yayılan tipler çok fazla yayılım gösterenlere göre daha iyi seyreder. Lenf bezlerinde kanser hücrelerinin bulunmaması iyi prognoza işaret ederken lenf bezlerinde kanser hücrelerinin bulunması daha az iyi prognozu gösterir. Eğer kanser hücreleri diğer organlara yayıldı ise buna metastaz denir. Bu durum daha öncekilere göre daha olumsuz bir prognoza sahiptir.

HASTALIK NASIL EVRELENİR ?

Her ne kadar ameliyat öncesi yapılan fizik muayene ve tetkikler (filmler, biyopsi vs) bize evreleme ile ilgili bir bilgi verse de asıl doğru evreleme ameliyat ile çıkarılan dokunun patolog (dokuları inceleyen doktor) tarafından incelenmesi sonucunda yapılabilir. Patolog çıkarılan kanserli dokuyu direkt çıplak göz ve mikroskop altında değerlendirerek kanser hücrelerinin en uzak nerelere kadar yayıldığını en doğru şeklide bildirir.

Hastalığın ameliyat öncesi evrelemesinde görüntüleme yöntemleri çok önemlidir. Bilgisayarlı tomografi ile akciğer ve tüm karın taraması yapılarak akciğer ve karaciğer metastazları araştırılır. Buna ek olarak kalın bağırsak kanserinin lenf bezlerine ve çevre organ yayılımı hakkında bilgi sahibi olunur. Diğer bir görüntüleme yöntemi de manyetik rezonansdır. Bu tetkik sıklıkla rektum kanserinin evrelemesinde kullanılır. Buna ek olarak tümör belirleyicileri (karsinoembryojenik antijen: CEA) daha sonraki takipler açısından önemlidir. Tedaviye başlamadan önce hastalara kolonoskopik inceleme yapılarak kalın bağırsağın başka bir yerinde eşlik eden başka bir polip veya kanser varmı araştırılmalıdır.

Anüse (makata) yakın olması nedeni ile rektum kanseri Kolon Kanserine göre ameliyat öncesi evreleme açısından daha şanslıdır. Bu nedenle rektum kanserleri daha kolay evrelendirilebilir. Özel bir ultrasonografi cihazı ile doktor rektum kanserinin bağırsak duvarının hangi tabakasına kadar yayıldığını ve lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını söyleyebilir. Böylece rektum kanserinde evresine göre tedavi yapma imkanı oluşur.
HASTALIĞIN EVRESİ VE PROGNOZ

Doktorlar, kanser hastalarının prognozlarını hastanın 5 yıllık yaşam süresi ile değerlendirirler. Hastalığın tedavisinden 5 yıl sonra herhangi bir tekrarlama, yayılım (sıçrama) olmazsa hastalık tam şifa (kür) olarak kabul edilir. Bu nedenle kanser prognozu belirlenirken 5 yıllık yaşam süresi üzerinden değerlendirilir.

PROGNOZA ETKİ EDEN BAŞKA FAKTÖRLER VAR MIDIR ?

Evet. Bunlardan önemli olanlar kısaca aşağıda belirtilmiştir.
Differansiasyon

Kanser hücrelerinin her birinin görüntüsü birbirinden farklıdır. Bazı kanser hücreleri kaynak aldığı doku hücrelerine benzemeye ve o dokunun özelliklerini aynen taklit etmeye çalışırlar. Bu kanser hücreleri asıl doku hücrelerinden çok az farklarla ayırt edilebilirler. Bu tip kanserlere �iyi differansiye� kanserler denir. Bunların prognozları daha iyidir. Bazı kanser hücreleri de kaynak aldığı doku hücrelerine hiç benzemeyen farklı özellikler içerirler. Daha hızlı çoğalırlar ve çevre dokuya zarar verirler. Bu tip hücrelerin oluşturdukları kansere görünüşleri itibariyle �vahşi� tip veya �differansiye olmayan� tip kanserler denir. Prognozları daha kötüdür. Çoğu kolon ve rektum kanseri bu iki uç arasında bulunan �orta derecede differansiye� kanser hücrelerinden oluşurlar.
Cerrahi teknik

Kanserli dokunun tamamen çıkarılması ve geride hiçbir kanserli doku bırakılmaması tedavinin en önemli kısmını oluşturur. Burada cerrahın, bu konudaki, bilgi, deneyim ve becerisiyle uyguladığı teknik, cerrahi başarıyı yükseltmektedir ve prognozu yakından ilgilendirir.
Genetik

Kalıtsal tip kolorektal kanserlerden biri olan kalıtsal non-polipozis kolorektal kanser hastalarının prognozları, diğerlerine göre daha iyidir.
Hastalığın ortaya çıkışı

Bulgu ve belirtiler oluşmadan tarama sırasında belirlenen kanserlerin prognozu diğerlerine göre daha iyidir.
Ek tedavi protokolleri

Hastalığın yayılmasını veya tekrar oluşmaması için ilaç (Kemoterapi) veya ışın (radyoterapi) uygulanması prognozu iyileştiren faktörlerdendir. Her hastalık evresi için farklı tedavi protokolleri ile kanserle savaşmak mümkündür.
NEDEN BAZI KANSERLER İLERİ EVREDEDİR ?

Vücudumuzda her gün milyonlarca hücre yenilenir. Bu çoğalma sırasında az sayıda kanser hücresi de meydan gelir. Gelişen anormal hücreler vücudumuzun savunma elemanları tarafından yakalanır ve tahrip edilirler. Vücudumuzdaki savunma sistemini oluşturan hücreler bu yabancı hücrelerin hemen farkına varırlar ve kanser gelişmeden bu hücreleri etkisiz hale getirirler. Lenf bezleri ve bu bezlerde bulunan hücreler de savunma sisteminin bir parçasını oluştururlar. Aslında vücudumuz, kendini kansere karşı koruyan mekanizmalara sahiptir.

Bazen bu küçük kanser hücreleri savunma sistemini oluşturan hücrelerden kaçar ve kanserli hücreler büyümeye başlar. Bu durumda bile vücudumuz kanser ile savaşmaya devam eder. Vücudumuz bu gelişen kanser hücrelerini tamamen öldürmese bile bu hücrelerin yayılmasını engellemeye çalışır. İşte vücudumuzun kanseri sınırlamak için kullandığı savunma gücü ile kanser hücrelerinin çoğalma ve yayılma yeteneği arasındaki denge oldukça önemlidir. Kanser hücrelerinin bir alanda sınırlı kalması ve çevreye yayılmaması vücut savunma gücünün iyi olduğunun işaretidir. Bunun yanında kanserin çevreye yayılması ve uzak organlara sıçraması savunma gücünün zayıflığına ve kanser hücrelerinin gücüne işaret eder. Bir başka şekilde ifade edecek olursak hastanın savunma sisteminin güçlü olması kanserin sınırlı kalmasının ve erken evrede yakalanmasını sağlarken, kanser hücrelerinin üstün olduğu durum ise hastalığın yaygın olduğu anlamına gelmektedir.

KAYNAK:www.kolonrektum.com
Forum içeriğini Görebilmek için Buraya Tıklayarak Üye olunuz..
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Forum
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 59683


View Profile
Re: Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri
« Posted on: 06 Ekim 2008, 14:29:05 »

 
      kayit
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. YeAL-FoRuM İyi Eğlenceler Diler!!

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri oyunları, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri programı, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri oyunu indir, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri program yükle, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri download, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri hikayeleri, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri resimleri, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri haber, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri yükle, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri videosu, Kalın Bağırsak Kanseri ve Tedavi Yöntemleri msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Tags:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
||| GoogleTagged |||

 
Gitmek istediğiniz yer:  

| Reklam Vermek| Tavsiye Et |Archives | Arşiv | Archive |Site Map | Arşiv | Davetiye | Aktif Konular | Arşiv (Basit Görünüm)| Wap| Google Tagged | Wap2 | Wap Forum | XML | Sitemapxml | Rss| Xml2| Sayfa Tags|

Sitenize Ekleyin Bize Destek Verin.
forum,forumlar,turkforum,turkey,turkiye,turkısh,turk,turkler,turkdunyası,turkum,azeri,azeriler,dünya, yunus emre anadolu, yeal, yunus emre, yunus emre anadolu, yunus emre anadolu lisesi
kanal 24 TÜRKÇE SÖZLÜK isimlerin anlamları namaz vakti sitene ekle futbol oyunları
Site bünyesinde dosya bulunmamaktadır.
Her Hakkı Saklıdır. © 2007 YeAL-FoRuM Sitedeki Materyaller İzin Alınmadan Hiç Bir Şekilde Kullanılmaz!
eXTReMe Tracker
Bu Sayfa 5.797 Saniyede 26 Sorgu ile Oluşturuldu