ratajan
Offline
Cinsiyet: 
Nerden: Şükrü Saracoğlu'ndan
Kayıt tarihi: 23 Kasım 2007, 12:45:10
FENERBAHÇE'Lİ OLMAK AYRICALIKTIR...

Durumum:
Ruh Halim:
Uyarı Puanı:  %0
|
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK KAYIT OLMALISINIZ !
Tiroit Hastalıkları
--------------------------------------------------------------------------------
T[FONT='Verdana','sans-serif']iroit hastalıkları[/font] [FONT='Verdana','sans-serif'] [/font][FONT='Verdana','sans-serif']tiroit küçük bir organ olup 20-30 gramdır ve gırtlağın hemen altındadır. tiroit sağlı solu iki ana loptan ve ortada ince bir loptan oluşur. Beze ne dışarıdan fark edilir, nede dokununca hissedilebilecek kadar büyüktür, Burada iyotlu tiroit hormonları salgılanır. Bu hormonlar çok hayati olup vücudun enerjisini artırır. Çocukların büyümesi kas, sinir ve bezelerin gelişmesi ve büyüklerdeki metabolik değişimleri sağlar. Kandaki tiroit hormonunun azalması halinde beyin tiroidi uyararak hormon salgılanmasını sağlar. Soğuk, psikolojik ve bedeni zorlamalar hormon salgılanmasını artırır, dinlenme ve sıcakta ise hormon salgılanması azalır.[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']tiroit (kalkan bezi)[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] hastalıklarını iki ana başlıkta ele alabiliriz. Bunlar hiportiroid (tiroit bezinin yetersiz çalışması) ve hipertroidizmi (tiroit bezinin aşırı çalışması) sayabiliriz. Bir kişinin günlük iyot ihtiyacı 150-200 mikrogramdır, şayet bundan az alınırsa tiroit yeterince hormon salgılayamaz ve hipotirod ortaya çıkar. Tiroidin aşırı T3 ve T4 hormonları salgılaması sonucu ise hipertirod (hipertiroidizm) ortaya çıkar. Ayrıca tiroit bezinin hormon salgılaması beyindeki hipofiz ve hipotalamusla düzenli bir birini uyararak hormon salgılanmasını düzenlerler. [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']a-) Hiportiroid:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Tiroidin salgıladığı iki önemli hormona T3 (triiyottironin, trijodtironin) ve T4’ün (tiroksin) yeterince salgılanmaması nedeniyle hiportiroid ortaya çıkar. Hiportiroid yani yetersiz hormon salgılanması sonucu vücudun bütün metabolik değişimlerinde azalma görülür ve organların (sindirim, sinir vb.,,) hareketlerinde buna bağlı olarak yavaşlama görülür. Hiportiroid bayanlarda % 2, erkeklerde ise sadece % 0,1 oranında görülür.Hiportiroid genellikle 40-60 yaşları arasındaki yetişkinlerde daha çok görülür ve yeni doğan bebeklerin 3000-4000’inde görülür. [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Hiportiroid nasıl oluşur?[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Hiportiroid genellikle tiroit bezinin iltihaplanması (tiroidit) nedeniyle ortaya çıkar. Antikorlar tiroit dokularını tahrip eder ve böylece bezeler yeterince hormon salgılayamaz. Hormon salgılamasının azalmasından tiroit ameliyatı ve hiportiroide (tiroidin aşırı çalışması) karşı kullanılan ilaçlar bezenin yetersiz hormon salgılamasına neden olur. Hiportiroidin oluşmasında bir diğer önemli sebepte hipofiz bezesinin yeterince yönlendirme hormonu salgılamaması da aynı şekilde hiportiroide sebep olur. [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Hiportiroidin belirtileri:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Hormon yetersizliği sonucu bütün organların çalışması yavaşlar. 1-) Konsantrasyon zafiyeti 2-) Yorgunluk 3-) Üşütme 4-) Kabızlık 5-) Derinin kuru ve soğuk olması 6-) İştahsızlık 7-) Kilo alma 8-) Kalbin büyümesi ve kalp atışlarının yavaşlaması 9-) Saçlar kırılgan ve kuru olur. 10-) Damar sertliği 11-) Sesin derinden ve kısık gelmesi 12-)Adet anormallikler[/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Teşhis:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Kandaki T3 ve T4 hormonlarının oranı muayene ile ölçülür. Tiroidit (tiroit bezesinin iltihaplanması) halinde dokular antikorlar tarafından tahrip edilip edilmediği muayene ile araştırılır. Bebeklerde hiportiroid olup olmadığının bilinmesi hayat kurtarıcı olabilir. [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Tedavi:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Hiportiroid teşhisi konduktan sonra sentetik ilaçlarla tedaviye başlanır ve ilaçların dozajını doktoru belirler. Şayet hasta hiportiroid nedeniyle komaya girmişse o zaman enjeksiyonla L-Tiroksin (L-Thyroxin) verilir. Bunun oranını doktor belirler ve bu genellikle 800 mikro gramdır. Şifalı bitkilerle tedavi mümkündür ve bunların başındadeniz süngeri-, havalı yosun-, mine otu-, boz otu-, ve sıracaotu preparatları veya Gökçek İksiri kullanılır. tiroit bezi hem hiportiroide hemde hipertiroid’de şişer. Şayet şişlik sert, soğuk ve derimsi yumru şeklinde ise bu hiportiroid nedeniyle ortaya çıkar ve genellikle dağlık bölgelerde yaşayan ve iyot eksikliği olan yörelerde görülür. Guatr yumuşak, sıcak, ve kanlı ise buda hiportiroid nedeniyle olur. Ve genellikle denize yakın yörelerde görülür. Bunun sebebi basedow hastalığıdır.[/font] [FONT='Verdana','sans-serif']B-) Hipertirod, hipertiroidizm, tiroidin aşırı çalışması:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] tiroit bezesinin aşırı çalışmasına kısaca hiportiroid veya hipertiroidizm denir. Hastalığın tipik belirtileri iç huzursuzluk, ateş basması, kalp çarpıntısı, zayıflama (çok iştahlı olmasına rağmen), uyku rahatsızlıkları, dermansızlık ve ishal görülür. Hipertiroidizmin sebebi tiroidin kontrolsüz T3 ve T4 (triiyottironin ve tiroksin) salgılamasıdır. Bazı insanlarda aşırı metabolik değişimler nedeniyle tiroit büyür ve bildiğimiz guatr ortaya çıkar. Hipertiroidizm guatr oluşmadan da oluşur. [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Hipertiroidizmin türleri: a-) Morbus Basedow[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Basedow hastalığı genellikle 20-40 yaşları arasında görülür. Vücudun salgıladığı antikor tiroidi sürekli uyarması nedeniyle tiroit aşırı hormon salgılar. Basedow genellikle hafif ve orantılı büyüme vardır. Bu tür hipertiroidizmde hastaların üçte birinde göz rahatsızlıkları görülebilir. Göz rahatsızlıkları gözün hafif tahriş olması, kuruması, çift görme ve ağır hallerde göz dışarı doğru hafif çıkar. [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']b-) Düğümlü Guatr:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Düğüm guatrı genellikle iyot minerallerin az olduğu dağlık yörelerde görülür. tiroit gelişi güzel büyüdüğü için ve düğüm gibi gözüktüğünden düğüm guatrı denir. Burada tiroidin bazı hücreleri bazı organlarla bağlantılı olarak aşırı hormon salgılarlar ve bu nedenle de düzensiz, yani düğüm gibi şişkinlikler oluşur. Bazen tiroidin şişmesine bezedeki bir nokta sebep olur ve buna otojenik şişkinlik (otojenik adenom) denir. Bu türde göz rahatsızlıkları ortaya çıkmaz.[/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Subakut tiroit:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Subakut akutla kronik arası bir durumdur, hastalığın seyir ve şiddet bakımından akut durumu geçmiş, fakat henüz kronikleşmemiş durumdur. Subakut tiroidit genellikle bir virüs enfeksiyonundan sonra ortaya çıkar. Aşırı metabolik değişimlerde bu çok nadir görülen bir durumdur. Metabolik değişimlerin yükselmesi, yani tiroidin aşırı hormon salgılaması nadir görülen bir durumdur. Bu rahatsızlığın tipik belirtileri çok yoğun ağrı, ateşlenme ve ağır hastalık duygusudur. [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Hipertiroidizm neden ortaya çıkar?[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hastalığın irsi olabileceği gibi çevre faktörlerinden dolayı da olabilir. Çevre kirliliği, besinlerdeki kimyasal maddeler veya sürekli alınan kimyasal ilaçlar veyahut ta iyot yetersizliği olan bir çevrede yaşama gibi faktörler en önemlileridir. [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Hipertiroidizmin belirtileri:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] 1-) Sinirlilik, uyuyamama, iç huzursuzluk, duygu dengesizlikleri, ağlamaklı, saldırgan ve aşırı heyecanlı 2-) Ellerin titremesi 3-) Hemen yorulma 4-) Kalp çarpıntısı, nabız’ın aniden düşmesi ve düzensiz nabız 5-) Kas zafiyeti 6-) Kas ağrıları ve kontrol edilmeyen kas titremesi 7-) Sıkça tuvalette gitme ve su gibi feces 8-) Adet anormallikleri 9-) Ateş basması, sıcağa karşı aşırı duyarlılık ve aşırı terleme 10-) Bazı durumlarda göz ağrısı 11-) Sıcak ve nemli deri, saç dökülmesi, kuru ve kırılgan saç 12-) Çok yemesine rağmen zayıflama[/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Hipertiroidizmin teşhisi:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Metabolik değişimler olur olmaz, yani vücut fazla kalori yakmaya başlayınca , hemen tiroide bir şişme yani guatr olup olmadığı gözlemlenmelidir. Kanın muayenesi ile kandaki hormonun durumu tespit edilmeli, antikor ve iltihapların durumu tespit edilmelidir. Ultrasonla yapılacak muayenelerde tiroidin büyüyüp büyümediği anlaşılır. tiroit rahatsızlıklarının bir çoğu Sintigrafi (izotop muayenesi) ile teşhis edilir. [/font] [FONT='Verdana','sans-serif']Hipertiroidizmin tedavisi:[/font][FONT='Verdana','sans-serif'] Hapla tedavi hastalığa göre bir hafta sürebildiği gibi haftalarca da sürebilir. Tedavi süresince rahatsızlığın düzelip düzelmeyeceği belli aralıklarla kontrol edilir. Tedavi süresi hastadan hastaya farklıdır, bu nedenle birinde kısa sürede tedavi mümkünken ,diğerinde uzun süre gerekebilir. Hap alımını bıraktıktan sonra iyodun kandaki konsantresi ölçülür. Danmalamlar perklorat içerir ve perklorat iyot alımını önler. Böylece dolaylı olarak hipertiroidizm önlenir. Hipertiroidizm sonucu bezenin şişmesi (guatr) nedeniyle nefes alma ve yeme yemede zorlanma oluyorsa ameliyat gerekebilir. Radyoaktif iyotla tedavi radyoaktif iyot aşırı hormon salgılanmasını frenler. Bazıları lenfom (lenf bezi kanseri) ve lösemiye sebep olabileceğini söyleseler de, şimdiye kadar, böyle bir durum görülmemiştir. Doğal ilaçlardan ZYE-, kurt otu-, süpürgeotu preparatları, Gökçek Tonik veya Gökçek iksirini iyi gelir.
Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kan dolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden maktofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek İksiri ile tedavi olmak mümkündür, tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksiri vücudu curuflar'dan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiyi iyileştir.
Asla peynir yememeli, çünkü asi doza ve iltihaplanmaya sebep olur. Siyah çay, kahve ve cola içmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler. Et ve et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir, çünkü asi doza sebep olur, buda birçok hastalığın ana kaynağıdır. Akşam yemeği yerine çok az yoğurt, meyve veya salata yenebilir veya sebze çorbası içilebilir. Hayvansal besinler, tahıl, bakliyat ve hamurlu yiyecekler akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur. Ne kadar hamurlu besin o kadar yağ oluşur, çünkü nişasta glukoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır. Gökçek Diyet[/font]
|